Twitter ve Kierkegaard?

Gözümüzün önünden her şey, bir sel hızında, çok hızlı akıyor.Twitter’da dünyanın alternatif veya ana akım medya kanallarından gelen her iletiyi anında bünyemize alıyoruz. Tayland’daki deprem, Afganistan’daki Birleşmiş Milletler diplomatlarının kaldığı otele saldırı, banka soygunu, suikast girişimi, gözaltına alınanlar, salıverilenler, İsrail-Filistin sorunu, İHH, Başbakan, solda değişen siyaset oyunu ve diğerleri… Televizyonda, kafayı dinlemek üzere kağnı hızında bir soap-opera, twitter’da herkesin beyninden çıkan düşünce balonları, düşünce kurmacaları; onları takip etme, argüman hazırlama…Ve gün bitti.

Twitter ile Danimarka’da dahi sevilmeyen Sören Kierkegaard’ın ne alakası var acaba? Ortak noktaları şu: sıkıntı. Her bireyin sıkıntısı twitter’da yeni bir olaya neden oluyor; 140 harf bir haberi belirtmiyorsa; bir anda belirleyip kaçıverecek bir düşünce sabitlenmesini içeriyor. Sonrası geliyor mu peki? Kendi konumlandırmalarımızla yeni bir beyin jimnastiğine bile yol açmıyoruz. Tartışmalar kısır çoğu zaman da retweet üzerinden yürüyor…Eğlenceli mi, çoğu zaman evet; rutine girinceyse bir sıkıntı haline sarmallanıyor insan.

Kierkegaad taa 1800’lerin sakin, karla ve buzla kaplı Danimarka’sında sıkılıyordu; insanlardan kaçıyordu bir de. “Evimde neşe kalmamıştı, bunun da tek sebebi bir tekrarın tersini yaşıyor olmasıydı, zihnim bir şey üretmiyordu, sıkıntılı hayal gücüm, önceki durumlardaki zengin düşüncelerin anısını Tantalus’un hazlarına dönüştürmekle meşguldü; ama bu anıları gür, yabani otları her düşünceyi daha doğarken boğuyordu.”  Twitter, her birimizin “an”ını bir “anı”ya çeviriyor; düşünceler doğuyor; takipçilerimiz artıyor; alkışlanmaya başlıyoruz; yeniden tekrar ile yoğun bir dejavu yaşanıyor. Twitter’ın eşzamanlı sıkıcılığı ve çeşitliliği bu sıkılan Danimarkalı’nın bir başka sıkıntı vecizini akla getiriyor: “Kendinizi ne kadar kısıtlarsanız, keşif bakımından o kadar verimli olursunuz. Müebbet hapsin münzeviliğindeki bir mahkum çok keşfedici olur, bir örümcek onun için büyük eğlence kaynağı olabilir.”

Twitter’da hovarda bir sevgili gibi bir tweetçiden diğerine koşarken, modern zaman kuralına uyuyoruz, ama en büyük keşif kaynağımız nereye saklanıyor? Belki de sıkıntıların yarattığı sonsuz sarhoşluk hallerinde…

Foto: Overcapacity resmi, twitter.

Kaynakça:

Sören Kierkegaard, Kahkaha Benden Yana

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: