Steril ruhlar şehrinde…

Şu ünlü kitabevi zincirlerinden birinde, elim kitap, CD ve dergilerle dolu olarak sıramı bekliyordum. Gözüm kasanın önündeki bankoda duran bir broşüre ve broşürün yanında şeffaf bir makyaj seti gibi duran nesnelere ilişti. Bu minik sette minik boyda sprey, köpük ve şeffaf mendil duruyordu. Elimde kitaplar, gözümün önünde steril kutu sıramı beklemeye devam ettim; broşürü çalmayı da ihmal etmeden.

Bir bebek vardı steril kutunun üzerinde, bir de broşür üzerinde kocaman harflerle yazılı bir “Hijyen Devrimi!” sloganı. Sarışın bir kadın, broşürde gözlerini kapamış, hijyen devrimini sevgiyle kucaklıyordu. Broşürün içinde tatlı bir bebek ise elini devrim işaretiyle kaldırmıştı… Peki, bu “Hijyen Devrimi” neleri içeriyordu? Elleri yüzyıllar boyu temizlediği gibi yüzeyleri de moleküler savunmacı bir yaklaşımla “tipik çiviler oluşturan mikrop”lardan arındırıyordu. Domuz gribi terörüyle savaşan bir ülke olarak böyle bir piyasanın oluşması ve kendi dilini oluşturması şaşırtıcı değildi, elbette.
Bir kitap zincirinde, kültür endüstrisi üzerine kitapları alırken steril bir dille karşılaşınca bu sterilliğin, bu “hijyen devrimi” nin yaşamın her katmanına girdiğini düşündüm… Ruhlarımızı “arındırıyoruz”, kuantum sıçramalarıyla, eşyalarımızı atıp “yeniden” yenilerini kurmakla…Bireysel yaşam sigortalarıyla, önümüzdeki on yılı “garantiye” almakla, gelecekten sürekli bir kaygı duyarak yaşamakla. Aynı zamanda “kötü” olanı sınırımız dışına atıp kozmik enerjinin bize vereceği güzellikleri kurguluyoruz; kendimize yeni hijyen alanları yaratıyoruz.

Peki, “tipik çiviler oluşturan mikrop”lar bu hijyenik yaşam içerisinde nereye gidiyor? Bir çivi, diğerini sökerken mikroplar, hem bireysel hem de toplumsal sistemin hangi noktasına taşınıyor?

Pesimist bir modern zaman düşünürü olan Baudrillard, şunu söyler son dönem yazılarında; “bizi gerçeğe bağlayan şey onunla yapmış olduğumuz gerçeklik sözleşmesidir… Bizi gerçekliğe bağlayan ahlaki sözleşmeye şeytanla gizli bir anlaşma yaparak karşı çıkmalıyız.”

Sterillik mikrobu sevmese de mikrop onu sevmeye devam edecektir. Aralarındaki bu aşk-nefret ilişkisi kimin kazanmasıyla son bulacaktır acaba?

Kaynakça:

Steril Stat broşürü

Jean Baudrillard, Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün Egemenliği, Doğu Batı

Fotoğraf:

Özge Mumcu, Helsinki, 2009

Reklamlar

Steril ruhlar şehrinde…” için bir yanıt

Add yours

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: