Sex and The City 2: Tüketimin yeniden hayat buluşu!

4 kadının New York gibi dünyanın “kalbi” görünen bir şehirde aşka dair izlenimlerini anlatan dizi 6 sezon boyunca HBO’da yayında kaldı. Türkiye’de Digiturk’ün bir kanalında hala gösterilip duruyor. Candace Bushnell’in (bizim Ayşe Arman modeli) türü gazetecilik anlayışı daha çok bir yaşam koçluğu üzerineydi veyahut ruhların sahte göründüğü bir şehirde bir şekilde aşkı bulma arayışıydı. Carrie, Samantha, Charlotte Miranda; sarışın, kumral, kızılşın; seçme güzellikler. Ama aşklar, seksin derin büyüsünde kaybedildi bir kaç sezon; sonra aynı adamlar arasında döndü durdu Carrie ve en büyük aşkını 6. sezon son buldu; ismi son bölümde açıklanan malum Mr. Big- John Preston.

Bu arada Carrie, giyimine düşkün, orta hal bir maaş alan “freelance” bir yazardı. Önce parasız olan bu kızın hayatının gerisini belki bilirsiniz; markalar dünyasına girdi; sponsorlar girdi piyasaya. Manolo Blahnik derken Dior, Dolce Gabbana defileleri, Chanel, ünlü (neden 5000 dolarlık bir çantaya sıra olduğu bilinmeyen) bir Birkin çanta mesela. Türlü ikon öğeler, şapkalar, çantalar, iğneler, transparan, tüvitler, tarzının ne olacağını bile çıkaramayacağım türlü türlü obje. Chanel bir çanta içinden çıkan bir “Carrie” kolyesi “gerçeği” gösterdi çoğu zaman; ki gerçekte  her zaman da bir aşk öznesiydi.

Sex and the City filmleri, beklenenden sonrasını irdeliyor; bir nevi Romeo ve Juliet evlendikten sonra ne oluyor? Bir tarla kuşuydu Jülyet gibi mesela. Yüzüne maske sürdüğünde sevgilin napıyor; hortlakça dolaşırken evde. Veyahut anne olma halleri nasıl etkiliyor? Modern kadının modern düşlerinin bir yansıması belki de. Sibel Arna gibi dadısız olamayanları da işliyor film. “Annelik ne zormuş” diye ağlıyorlar birbirlerine Abu Dhabi’de özel bir barda…

Bundan bir iki yıl önce, bir hocamız kültürel kuram dersinde bir soru sormuştu; bir eleştirel kuramcı bir diğerini nasıl ele alır? O dönem, sex and the city’nin verdiği yaşam tarzından oldukça “etkilenmiş” bir halde, şakacı bir cinfikirlilikle Adorno’yu bir Cinebonus’a götürtmüş ve uzun yıllardan sonra ilk defa bu filmi izlemiştim. Sağlam gerçekçi ama yine pesimistlerden Adorno, hayal ettiğinden de ötesini filmde gördüğünü beyan etmişti. Kültür endüstrisinin geldiği boyutu bir Louis Vuitton’a verilen değer üzerinden incelemişti.

Adorno yaşasaydı, ki 103 yaşında olacaktı film vizyona girdiğinde, bu kadar eleştirir miydi; bilemem. Ama izlediğimiz o “parıltılı” dünyanın ardında; kocaman görünen markalar, ikonlaştırılmaya çalışılan şehirler ve yine idealize edilmeye çalışan kültürel yaşamlar var. İlişkinin parıltısını nasıl bulacağını parıltılandırılan bir tüketim yaşamı üzerinden kurguluyor işte… Hah, tabi bir de bir yarı-Yahudi kendini nasıl gizlemeye çalışır bir “Ortadoğu” ülkesinde ve seksi bir Amerikalı islami değerleri ön plana alan bir ülkede nasıl seks yapar; önünde ne çeşit engeller belirir vs vs..

Ve evet, elbette ki hayatları zor, bir gün bir kitabınız New Yorker’da olumsuzlanır sonra Abu Dhabi’de mutsuz olursunuz. Sonra hayatın göreceliğini hatırlar ve normal hayatınıza devam edersiniz kendi dilinizde.

Hocam o gün ne dedi bilemem ama bence Adorno yattığı yerden seslenir birden: eh be güzelim der “yanlış bir hayat doğru yaşanmaz ki!”

Reklamlar

Sex and The City 2: Tüketimin yeniden hayat buluşu!’ için 2 yanıt

Add yours

  1. "cinderella and the prince got married, then she drove him crazy with her obsessive need to clean the castle and he drove her crazy by watching football and burping" demem tabi (bi filmde vardi:)). sayelerinde black diamond'in iliski onarici birsey oldugu da lugatlara girdi. neglect wife, wife sort of cheats, then he gets her a diamond, and… it's ok?! we don't think so.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: