Ekran

Duvarlardan içeri sızan hikayeler hep ilgi çeker. Bir odada durursunuz mesela, bir ekran açıktır önünüzde. Bir magazin kupürü gibi bir yaşantı sızar önce gözlerinize girer sonra içerilere doğru ilerlemeye başlar.

Bir parıltı girer önce, bir göz kırpar. Sonra kayboluverir. O kayboluşun göz kırpış anında bir dahaki göz kırpma anına kadar zaman bir sessizliğe bürünür. Sessizlik bir sorgulamayı beraberinde getirir; “Ne zaman, ne zaman?”…

Yıldızın parladığı, söndüğü ve bir daha yandığı farklı anlar var işte hayatta. Bir kırpışta yanıp sönen bir hayat. Bir anda yanıp sönen bir gönül. Anların hepsi bir hayatın tümü.

Ekran açık kalmaya devam eder de, magazin kupürlerinden içeri ne girer; bir boşluğu hangisi doldurur?

Bir sorgulama gelir yeniden: “Ne zaman, ne zaman?”

Zihin geçmişe kurarken anı unutur bir an ve ekran akmaya devam eder. Yeni boşlukları yaratmak için.

Foto: Mart 2010, Bologna, ÖM

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: