Kütlenin içi…

Patlayan volkandan fışkıran lavlar, o ateş sıcağındaki lavlar, aşağı yerleşim yerlerine doğru akıyordu. Alevlerin altında kalacak olanlar külden bir kitleye dönecekti. Bir karı-koca mesela, lavların altında kalacaktı; bir duvar dibinde, duvarın onları korumasını beklerken büzüleceklerdi sarılarak.
Parçalar ise kütlenin içinde kalacaktı. Bir bütünü oluşturan o minik parçalar. Oluşan bütünün içine dağılmışlardı bir kere. Parçalar, bir yerden diğerine akarken gelen lavla durmuşlardı. Bütün, parçaların içine dağılmıştı. Bir kenarında lavlar vardı, diğer kenarında ise küller.
Küllerin dansı ise uzun süre parçanın içinde kalacaktı. Bir ışık hüzmesi küllerin içine sızabilirdi ya da belki de küller karanlığa gömülen bir buluttan farklı bir şey değildi.
Lavlar, aşağı doğru akarken düşünüyordum. Bir bütünü anında hapseden lavlar, bir parçaya da hükmeder miydi bir gün?
Bir kül gibi üfleyince havaya mı karışacaktı yoksa?
Bilemedim ki hiç.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: