Karnımda tekme izleri

İçim ürperdi. Polis, öğrencinin karnındaki bebeği tekmeleyerek öldürdü. Neden? Başbakanı oturarak protesto edecekleri için mi?

Kızın ifadesi: “Ancak daha sonra peşimden koşarak beni yakaladı. ‘Dur vurma hamileyim’ dememe rağmen copla karnıma vurdu.

Işıl Kurt’u da 5 polis tekmeledi…

Birden etrafım sarılmıştı, biri arkadan belime ve sırtımı coplarken, diğeri karnıma vuruyordu. Yere yığıldım, ancak bu defa postal darbeleriyle vurdular. Yerde acı içinde kıvranıyordum. Arkadaşlar yardımıma koştu. Beni yerden alarak Kabataş iskelesinin oraya götürdüler.
Yediğim gazdan ve darpların acısına etkisiyle kanama geçirdiğimi o anda anlamadım. Daha fazla dayanamadım ve baygınlık geçirdim. Beni hemen taksiye bindiren arkadaşım Taksim İlk Yardım Hastanesine yetiştirdi.
Ancak zulüm burada da sürdü. Gözaltlıları sağlık kontrolünden geçiren polis, durumum ağır olmasına rağmen hastanesinin acil bölümüne sokmadı. O halde beni iki büklüm taksinin içinde beklettiler. Daha sonra arkadaşım sedye getirdi ve taksicinin yardımıyla acile girebildim…”

2007’nin Haziran ayında, hükümetin yaptığı son işlerden biri, “Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun” değiştirilmesiydi. Kanunun değişiminden sonra, Baran Tursun’un polis kurşunuyla öldürülmesi ve Festus Okey’in cezaevinde ölü bulunmasına, 1 Mayıs’larda yaşanan “orantısız güç kullanımı” da eklendi. AB 2010 İlerleme  Raporu’nda şu maddeler yer aldı:

” Terörle Mücadele Yasası’ndaki terörizmin geniş tanımı sorun olmaktadır. Bu tanım nedeniyle, ifade özgürlüğü başta olmak üzere temel özgürlüklerin kullanımında engeller çıkmaktadır.

2007’de kabul edilen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanan şikâyetler artmıştır.
Güvenlik kuvvetlerince orantısız güç kullanımı devam etmektedir ve endişe uyandırmaktadır.”

Ne yazık ki, “Orantılı güç, güç değildir” ilkesine dayanan bir polis devletimiz var!

Diyarbakır Cezaevi Belgeseli’ni izledim bir kaç ay önce. İşkenceyi, diri diri yanmayı, dışkı yedirmeleri, hepsini anlatıyor o dönemin tanıkları…
Kemal Türkler davasının zamanaşımından düşmesi. Her bir olay izdüşümü gibi, hatıradan çıkmadan üzerine bir yeni adaletsizlik daha ekleniyor.

Çok acımasız bir ülke burası.

Bugün haberi okuyunca içim acıdı, karnıma bir gülle oturdu.
Çoğunu kendim de yaşamışım gibi hissediyorum. İçim acıyor. Sanki biri derimi yakıyor sürekli. Empati mi? Belki. Sahiplenmek mi? Belki. Üzerine düşünmek mi? Ateşin düştüğü yer toplumu da yakmalı.

Çünkü bir defa acı ruhuna girince, anlarsın hayatın diğer yüzünü.  Acının da bir yüzü ve dili vardır. Üzerine konuşamazsan da uzunca bir süre…Ruhuna yakın gördüklerine yardım etmek istersin hep.

Karnımda tekme izleri var sanki.

Reklamlar

Karnımda tekme izleri’ için 3 yanıt

Add yours

  1. Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim, akar suyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı. Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına : – çürüyen diş, dökülen et -, bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: