Denize doğru ve sen…

Bu gece bir müjdem var. Bülent Ortaçgil’in yeni albümü “Sen” çıktı.

Bugün insanların “yaftalama” çabaları üzerine düşünüyordum. Herkesin kendin gibi olmasını düşünüldüğü bir hal. Ülkenin çektiği bir çile aslında. Sorgulamadan, anlamadan, dinlemeden eleştiriyoruz. Eleştiriyoruz da, kendimiz eleştirilince ya da bu eleştirinin arkasında yatan neden sorulunca, o zaman işler karışıyor…

Yazdıklarım da, ideolojik olarak bakılması gereken bir nokta değil; insanca bakılması gereken bir nokta. Farklı duruşlar, farklı eğitim ve kültür seviyeleri ve farklı algıların bir araya geçtiği bir harman hali.

Bugünkü albüm haberiyle, bu düşüncemi birleştiren Ortaçgil’in röportajı oldu.Şarkılarına ne kadar titizlikle yaklaştığını anlatıyor ve üzerine 36 yıldır düşündüğü bir noktayı anlatıyor; belki de titizliğinin kaynak yeri. Doğruluk, yanlışlık, subjektif bakışlar.. Mesela bunu bir yerinden tutun, popüler kültürün içine atın. Tüketip bitirin. Polemiklerde harcayın, sonra yok edin falan derken alıntıladım o cümleleri:

“Tabii yani doğruluk ve yanlışlık üstüne 36 yıldır filan düşünüyorum. Ortada bir olay vardır. Üçümüz birden bakar, ayrı yorumlar, ayrı anlatırız. Halbuki de facto bir şeydir. O ayrı yerlerden bakma hali kadın-erkekten tut, yaşımıza, eğitim seviyemize kadar kendisini gösterir. Dolayısıyla doğrular ve yanlışlar farklı yerlerden baktıktan sonra kolayca karışabilir. Aslında bunlar benim ilgi alanlarım ve demek ki o alanların şarkıları artık çıkmaya başladı. Sonuçta şunu diyor “Kardeşim herkes kendince bir durumda olduğuna göre sen en iyisi istediğini yap”. Ben mühendislik eğitimi aldım. Babam doktordu. Ve orta sınıf ahlak değerleriyle büyüdüm. İnsan aileden zengin olmayınca insanın zenginliği mesleğindedir diye büyütüldüm ama sonunda istediğimi yaptım.”

Ardından müzik üzerine ekliyor: “Müziğin doğrusu yanlışı yoktur. Güzeli ya da çirkini olabilir. Ama şurası kesin ki bu şarkılar benim kitlesel olmak, popüler olmak, herkesin benden söz etmesini sağlamak amacına yönelik değil. Ben sakince bir hesap soruyorum. Çalakalem hiçbir şey yayınlamadığım için de insanlar bir türlü eritip tüketemiyor. Popüler dünyanın starlarıyla aşık atmaya kalksam şimdiye boğulmuştum. O dünyanın yasalarına zaten karşıyım ama uymak da başka bir ekol olmayı gerektirir. Böyle bir müziğin Türkiye’de yayılmasını umanlara hafiften gülümsüyorum açıkcası. Kitlesel hale dönüşmem pek olası değil...”

Kitlesel hale dönüşmemenin de bir duruşu var.

Belki de o nedenle bu adamı bu kadar seviyoruz. Bizden biri. Artık biz kim isek…

Denize doğru ve sen, yarın alacağım ilk albüm. Tüketmeden dinlemek için. Dinledikten sonra da yazacağım…

Ama o zamana kadar, Normal ile yetineceğim.

Bülent Ortaçgil – Normal
Yükleyen ysmgzldr. – Öne çıkan müzik videolarını izleyin.

Röportajın tümü için: http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1033526&Yazar=ERAY&Date=22.12.2010&CategoryID=41

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: