Konfetim, Konfim.

Kedimi evde tepkisiz - koma haline yakın buldum. arada sırada zor da olsa bana tepki verme halleri de gitmiş. Bir anda hayatının sonuna gelmiş gibiydi. Sabaha karşı da ölüverdi.Dile kolay, on yıl. Ölümden garip bir şekilde döndüğüm gün başımdaydı beni iyileştirmek için. Hani telaşlanır da ne yapacağını bilemezsin ya; sancıyan karnımın üzerine oturuyor ve iyileştirmeye... Continue Reading →

Reklamlar

Hayatın tek karesi

Elia Kazan 1999 yılında Akademi Onur Ödülü’nü almak için sahneye çıktı. Yıllarını yönetmenliğe, metod oyunculuğun gelişimine ve senaristliğe veren Kazan sahneye doğru yürürken Kodak Tiyatrosu ikiye bölündü. Salonun bir kısmı ayakta alkışlıyor, bir kısmı yerinde oturuyor. Yerlerinde oturanların yüzleri donuk ve tepkilerini açıkça gösteriyorlar. Bu tepkilerin kaynağı, dönemin (1950’ler) Komünist Partisi Üyesi Elia Kazan’ın, ünlü... Continue Reading →

Nevzat Kalender’in hayran olduğu eserlerden biri…Rachmaninov’tu.

Yağmur çiselerken…

Out of Tragedy in Turkey Emerges a Journalistic Mission

Nieman Reports- ‘The year after my father was murdered, our family founded the Ugur Mumcu Investigative Journalism Foundation … to encourage young people who are concerned about social problems and have ideals of hard work and humanity to enter the field of journalism.By Özge Mumcuhttp://www.facebook.com/plugins/like.php?api_key=your%20app%20id&channel_url=http%3A%2F%2Fstatic.ak.fbcdn.net%2Fconnect%2Fxd_proxy.php%3Fversion%3D0%23cb%3Df293d60d94%26origin%3Dhttp%253A%252F%252Fwww.nieman.harvard.edu%252Ff31445d544%26relation%3Dparent.parent%26transport%3Dpostmessage&href=www.nieman.harvard.edu%2Freports%2Farticle%2F102590%2FOut-of-Tragedy-in-Turkey-Emerges-a-Journalistic-Mission.aspx&layout=standard&locale=en_US&node_type=link&sdk=joey&show_faces=false&width=225In January 1993 hundreds of thousands in Turkey mourned the assassination... Continue Reading →

Mazi kalbimde bir yaradır…

Eskilerden bir fotoğrafı sizlerle paylaşmak istedim. Yıl takribi 1967. Zonguldak Valisi önünde, resmi bir yemekte maestro Nevzat Kalender ile özel bir çalışma içindeyiz. Onun yamalı ceketi, benim son moda önden düğmeli kırmızı elbisem ile ciddi bir performans sergilemekteyiz.Nevzat ile ben minik sahnemizde, 1967 Kalender aslında Batı musikisine eğilimli, Bach olsun Rachmaninov olsun, odasında yalnız kaldığında duvarlara bakarak çalıyor... Continue Reading →

Sıkıntı güzellemeleri – Tadımlık

Sıkıntıdan gemi yap deseler, yaparım.Canım sıkılır benim hep. Bildiğin sıkılır. Çocukluktan beri. Kendime bir ilgi alanı bulduğum dakikada yeniden sıkılır. Bir süre oyalanırım yeniden içim daralır. Her işi bitirmek istediğimden bir işe başlar diğerine de başlarım. Bir yerde tez açıktır mesela, bir yerde ıspanak ayıklanır, aynı zamanda şarkı söylerim. Konudan konuya sıçramaları seçer, sıçramazsam canım... Continue Reading →

Tea for two…

Ankara kar altında…

Dün yürürken.. İran caddesiYıldız'a dönerken İran Caddesi -2 

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: