Mehmet Eroğlu: Yazmak aşka benzer

Bu röportaj Hürriyet Keyif Eki’nde 10 Nisan 2011’de yayınlandı… Uzun yıllardır Mehmet Eroğlu’nu tanıyan ve um:ag’daki katkısını bilen biri olarak ben sordum, o yanıtladı…Yazmak öğrenilir mi? Sosyal medyada ve blogger lar için yazma nasıl devam etmeli konuştuk. 2002 yılında yazma seminerine katıldım. Her gün üzerimdeki etkisini de hissediyorum.
Bir de ufak bilgi:  um:ag’ın yazma seminerleri 14 yıldır aralıksız devam ediyor; Türkiye’de bu seminerleri ilk başlatan ve devamlılığını sağlayan tek kuruluşta um:ag.


Özge Mumcu: um:ag’ta kaç yıldır Yazma Semineri dersleri veriyorsunuz?


Mehmet Eroğlu: Doğrusu birden şaşırdım. Birlikte hesaplayalım. Buraya, yani Vakfın Paris caddesindeki yeni yerine taşındığımız yıl, eğitmenlikteki üçüncü dönemimdi. Bu binaya ne zaman taşındık? Evet, 1998 Kasım’ında. Öyleyse 1997’den beri ders veriyorum. Tam on dört yıl olmuş. Dile kolay…

ÖM: um:ag Yazma Seminerleri Türkiye’de bir ilkti. Siz de eğitmenliğe burada başladınız. Vakıfta yaşadığınız bu ilk eğitmenlik deneyiminizi anlatabilir misiniz?


ME: O sırada, yani 1997’de, artık mühendis olarak çalışmamı noktalamaya, bir yerlerde gönüllü öğretmenlik yapmaya karar vermiştim. Ama doğrusunu söylemem gerekirse aklımdan edebiyatla ilgili bir eğitmenlik geçmiyordu. Niyetim, milli eğitimde, Ankara’nın içinde ya da civar kazalarında, fizik, matematik, İngilizce ve coğrafya öğretmenliği yapmaktı. Öğretmen eksikliği çekilen yerlere gitmeye taliptim. Ama bu isteğimi pedegoji dersi almamış olmamdan dolayı gerçekleştiremedim. Fakat tam o sırada Attila İlhan, İstanbul’dan telefon etti ve um:ag Vakfı’nın edebiyat seminerleri düzenleyeceğini, benim de bu işe omuz vermemi istedi. Vakfa –o zaman bulvarda, Cumhuriyet Gazetesi’nin üstündeki yerindeydi- geliş o geliş oldu. Hiç yabancılık ve zorluk çekmedim. Kendi oluşturduğum biçimde derslere başladık ve bu günlere geldik. İlginç olan, o zamandan bugüne hâlâ devam eden hoca-öğrenci ilişkilerimiz var. Ve bazıları on dört yıl sonra bugün, Roman İnceleme Seminerlerine geliyorlar.


ÖM: Yazma seminerlerine karşı; yazmanın öğretilemeyeceği, insanın içinde yazma arzusu yoksa böyle bir kursun faydalı olmayacaği şeklinde olumsuz bir yaklaşım var. Yazma, öğrenilebilen bir beceri midir?


ME: Olumsuz yaklaşımı da nereden çıkardın? Yazmak öğretilemez ama istenildiğinde öğrenilebilir. Eğer yazacak bir şeyiniz, anılaştıramadığımız bir hayatınız ve içinizde yazma dürtüsüne kaynaklık edecek bir kaynağınız varsa, mutlaka yazarsınız. Bu kendi başına da yapılabilen bir şey. Yazmayı öğrenmek konusunda büyük bir istek var ama cevabın ve yapmaları gerekenin basitliği bazen katılımcıları şaşırtıyor.


ÖM: Katılımcılar, umag sayesinde yaşamlarında yeni bir pencere açıldığı konusunda hemfikir. Bu pencereyi nasıl açıyorsunuz?


ME: Yıkarak. Bazen kendimi elinde balyoz tutan bir inşaat işçisi olarak hayal ediyorum. O balyozla katılımcıları çevreleyen duvarlara vurup, yıkıyor ve orada bir delik açmaya çalışıyorum. Yaratıcılık, yıkıcılıktan geçer. Bunun için de katılımcılara ilk önce onları kuşatan duvarları yıkmalarını öğütlüyoruz. Yazmak için insanın kendini itiraf etmeyi ve sınırlarını aşmayı, ahlakçılıktan kurtulmayı öğrenmesi gerek.


ÖM: Yazmaya yeni başlayanlar için önerileriniz nelerdir?


ME: Okumak, okumak, okumak ve sonra yazmak. Okumak derken kalıcı, sahici eserlerden söz ediyorum. Yazmak, ancak okumakla öğrenilebilen bir eylemdir. Gerekli olan bir diğer özellik de sabırdır. Yazmak, maratona benzer ve gelecek için yapılır. Bugün, kısa yoldan üne kavuşmak isteyenler ancak gel geç yazarlar olurlar. Gerçek edebiyat için insanın kendini edebiyatla zehirlemesi gerekir.


ÖM: Son zamanlarda sosyal paylaşım siteleri ve bloglar, insanların yazılarını paylaştıkları alanlar haline geldi. Yazdıklarını bu ortamlarda paylaşan yeni nesil için deneyimleriniz ışığında neler önerebilirsiniz?


ME: Edebiyat tadından uzaklaşmamalarını öneririm. Bu bloglar haber veren ve yazarın güdük narsisizmini doyuran günlük eylemler halinde kalmamalı. Devamlılığı olmalı. Hugo’nun dediği gibi, yazmak bir açıdan da toplumsal bir eylemdir. Edebiyatın araştırıcı, eleştirel ve muhalif nitelikleri unutulmamalı.


ÖM: Kurgu bir metinde ne kadar önemlidir? Bu seminere gelenler çeşitli metinlerde -senaryo da dahil- kurgu yapmayı öğrenebilirler mi?

ME: Kurgu her şeyde çok önemlidir. Aşkta, politikada, mahkemede ve tabii edebiyat ve sinemada. Derslerde bazen edebiyatta kurguyu daha iyi anlatabilmek için film gösteriyor, sonra da bu filmi kurgusal açıdan analiz ediyoruz. Bir ara bir kaç yıl üst üste senaryo yazım semineri de düzenledik. Ama dersler, konuyu heves olarak alanlarla, hevesten çok bunu meslek olarak düşünenler arasında oluşan dengesizlik ve seviye farkları yüzünden istediğimiz kadar verimli olmadı.


ÖM: Sizce yazmak hayatı nasıl değiştirir?


ME: Bir insan yüz birimse, bunun ancak yüzde onunu, yani on birimini aldığı eğitim oluşturur. Gerisi eğitiminin üstüne koyduklarımızdır. Sanat, dolayısıyla edebiyat kalan doksan birim için harika bir kaynaktır. Ancak yazmak, bambaşka bir şeydir. Zor ve zahmetlidir, acı verir ve ancak hayatınızı edebiyata bağışladığınızda mümkün olur. Ama ölümsüzlük satın almak için en kestirme yollardan birisidir. Bir insanın hayatta erişebileceği en üst konum bir ansiklopedinin sayfalarında sanatçı, kaşif ya da bilim adamı olarak yer almaktır. Sanırım bu cevap yazmanın ne denli önemli olduğunu anlatıyordur.


ÖM: Roman inceleme seminerleriniz de ilgi görüyor. Sizce romanları neden incelemeliyiz?


Bunun için seminerlere katılman gerekecek… Şaka bir yana, kısaca özetleyeyim. Romanları, yazıldıkları dönemler, toplumsal şartlar ve çağdaşlarıyla karşılaştırarak, tema ve karakterler açısından inceliyoruz. Ayrıca edebi akımları, edebiyattaki temaları da inceliyor ve karşılaştırıyoruz. Yani Roman İnceleme seminerleri, tarih, coğrafya, ekonomi, psikoloji ve edebiyat disiplinlerine atıflar yapılarak sürdürülüyor. Ve pek de revaçta. Öyle ki, katılımcılar bazen iki buçuk aylık dönemde iki-üç bin sayfa okuyor.

Vakıfla ve seminerlerimizle ilgili detaylı bilgi için: http://www.umag.org.tr/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: