Etiketler

Aşağıda bir dolu etiket var. Etiketliyoruz ya yazdıklarımızı, paketliyoruz. Çeşitli kavramlara bölüp sonra da yeniden ayırıyoruz.

Etiketleri düşündüm bu gece. Kamusal etiketleri, medyanın etiketlediklerini, sosyal etiketleri, toplumsal etiketleri, bireysel etiketleri. Ne çok toplumsal bağlayıcı kuralla yaşıyoruz. Biri diğerini sevmediği zaman hemen etiketliyor. Üzerinde demirden soyut bir iz kalıyor. Sanki tenine kazınmış, ne kadar istesen de soyamıyorsun, kendini o etiket üzerinden ya savunuyor ya da bırakıyorsun. 
Manevi babam diyeceğim kişi geçen gün şunu dedi: “kızım bugüne kadar zaten zordu işin, bugünden sonra daha da zorlaşacak.” Çok beni bilen, içimi bilen, tanıyan eden, bana fenerlik edendir. İyi ki olandır. Sonra oturdu içime, neden zor olsun ki? Neden daha da zorlaşsın ki? Daha da zorlaşacak ne kaldı ki? 
İsyankar halim ne yazık ki, hep geçici oldu. İtiraz edip, her şeyi reddedip nereye gidecektim ki? Deli gibi sevdiğim ülkede yaşama şansı sundu hayat, çok daha gençken. Gidemedim ama merak ettim, gitseydim hayatım başka mı olurdu diye. Yanıtı bu sorumdan bir kaç ay sonra çıkıverdi: “hayatın ne güzel burada” dedi “çok mutlu görünüyorsun.” Bilmedi aklımdan geçen soruyu. Ama yanıtını çıkarıverdi işte.
Bugün o arkadaşımı düşündüm. Geçtiğimiz yıl karşılıklı şarap içip dertleştiğimiz ama hayatımızın yollarının kesişmediği, o dönem karşılıklı türlü kırgınlıklar yaşadığım o arkadaşımı. Hala da hayatımın en kıdemli yerlerinin birinde, bilmez ama… 
Birbirlerinin hatalarını etiketlere bakmadan kabullenen insanlar makbul. Hata da değil de, kırgınlıkları… Kırgınlık çok insana dair, çok beklentiye dair, çok şeye dair. Ama başka insana dair değil, insanın kendisine dair. 
Bir yanım ise, hayatın daha zor olacak diyen fenerimin ne kadar haklı olduğunu biliyor. 
Spor yaparken, yemek yerken, gezerken hep o “etiket”le karşılaşırdım, şimdilerde de çok karşılaşıyorum.  Oysa hep şunu söylemek istedim: ben buyum işte. Doğrularım ve açmazlarım var, sakin kalamadığım, ağlayabildiğim, televizyon programlarına çıkıp kahkahalarla güldüğüm, sahneye çıkıp şarkı söyleyebildiğim, sevdiğim, kızdığım anların hepsiyim. 
İçim doldu doldu. İşte taştı gitti.
Yarın etiketsiz olsun işte. 
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: