Oysa ben…

Hikayesi olan şarkılar nereye kayboldu?

“Güneş batmak üzereydi, Amalia avaz avaz, yerken birlikte parmaklarımı da yiyeceğim bir finanziera’nın hazır olduğunu söylüyordu. Tavan arasının en saklı köşelerini işgal etmeye başlayan belli belirsiz gölgeler, üzerime atlayıp beni bir halatla bağlamayı ve dipsiz bir kuyuya sarkıtmayı bekleyen bir Fantoma tuzağı gibiydi. Yeniden olmak istediğim çocuk olmadığımı kendime göstermek için en karanlık yere bir göz atmak üzere korkusuzca durdum. Yine eskiden kalma bir küf kokusu geldi burnuma….” 

Bu satırları okurken Kızılok düştü zihnimin kıvrımlarına….”Gidiyordum, yelkenimin rüzgarında….Dudaklarım dalgaların tuzunu tadıyordu ve güneş tatlı tatlı tenimi yakıyordu…”

“…Oysa ben yaşanmamış sevdalarda, yarım kalmış duygularda ve çığ tutmuş umutlarda…”

Yanlış dönem doğru yaşanır mı? 

Adorno’nun çıkarımıyla hepimiz yanlış hayatın içine düşmüş birer debelenen hafızasızlar ordusu muyuz?

Belki…

http://fizy.com/#s/1aitcq

Alıntı: Umberto Eco, “Kraliçe Ionna’nın Gizemli Ateşi”, s. 154

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: