Mizah neye benzer?

Birgün Pazar – Bu yazıya mizahın neye benzediğini sorarak başlamakkısa bir yanıtı da beraberinde getirecek. Kısaca yanıt şu: hiçbir şeyebenzemez. Ne içilen çaya, ne solunan havaya… Gündeme göre değişebilen, LeventCantek’in deyişiyle bir yanıyla pansuman diğer yanıyla neşter özelliğinitaşıyan kendine özgü bir varlıktır. Varlıktır çünkü yaşar, yaşadıkça değişir,değiştikçe de şeklini değiştirir. Kültürel bir alanda yaşamını sürdürür.



İnsanın dün güldüğüne bugün burun kıvırır olmaihtimali de oldukça yüksektir. İnsan da “değişen ve gelişen” bir varlıktırneticesinde
.
Mizahsansür ilişkisi

Mizahı ve mizahın sansürle ilişkisini bir andagündeme getiren Radikal’in nadide köşe yazarlarından Akif Beki oldu. AkifBeki’nin “Türkiye’de sansür varsa mizahneden satmıyor?” başlıklı yazısı, Türkiye’de sansürün olmadığını vurguluyorve bir sansür olsaydı “kitlelerin” koşa koşa mizah dergileri almaya gideceğivarsayımına dayanıyor. Beki’nin Radikal Gazetesi’nin 3 Kasım 2011 tarihlisayısında yayınlanan yazısında “birsiyasi düzende kaliteli mizah üretilemiyorsa orada baskı yoktur” savını kendikelimeleriyle “alenen hükmediyor.” Busav ise beraberinde farklı soruları da doğuruyor.

Kalitelimizah ne anlama gelir? Beki’nin sübjektif biçimdetanımladığı kaliteli mizah var olunca bir siyasi düzende “baskı” olduğu anlamıçıkar mı?  Beki, savına şöyle devamediyor: “zorbalıkla gülmece arasındakiilişki de benzerdir. Baskıya mizahla tepki verir bünye.”

Baskı ve mizah arasındaki bu ilişki ne kadardoğallıkla kurulmuş gibi görünse de, içinde başka sıkıntıları da barındırıyor.Diğer sorular bu doğallıkla kurulmuş ilişkinin içinden çıkıyor: Baskı olmadanmizah üretilemez mi? Toplumlar sadece baskı altındayken mi mizah dergileri çoksatar?Mizah dergilerinin satışı sadece siyasi baskının gücüne mi dayanır? Ülkeninkültür endüstrilerindeki değişim, mizah dergilerinin tirajını etkileyen birdurum değil midir?

Pansumanve Neşter

Bu noktada mizahın pansuman ve neşter özelliğineyeniden dönmek gerekir. Pansuman sarıp sarmalar, düşündürmeden güldürür. Neşterise var olan bir durumu keskince gösterir. Neşter özelliğinin niteliğini dekarikatürün yansıttığı gerçeklik, verdiği mesaj ve toplum tarafından nasılalgılandığı belirler. (Charles Press)

Ve elbette, baskı olmadan da mizah üretilir. Günlüksiyasetin akışına uygun, suya sabuna dokunmayan, gündelik hayat üzerinden,insan davranışları üzerinden bir “tatlı su mizahı” yapmak mümkündür. Mizahıyapana hem para kazandırır hem de izleyenler de beş dakika sonra unutacağı bir“tatlı huzur” sağlar. Bu da mizahın “pansuman” özelliğidir. Beki, Markopaşa ve Gırgır örneklerini de veriyor yazısında, bu örneklerin aslında ne olduğuna bir bakalım: 

Markopaşa 1940’ların son yıllarında çıktı. Çekirdekkadrosunun içinde Sabahattin Ali ile Aziz Nesin’in bulunduğu Markopaşa tam dabu “neşter” özelliğine denk düşüyordu. “Söylenmeyipsöyleyen” bir mizahi muhalefet örneğidir. Elbette açılan davalar ve dergikapatmalarla geçen yıldırıcı bir süreçten de geçer. 

Gırgır ise 1970’lerinbaşında yayın hayatına girer. Satış grafiğinin yüksek olmasının farklınedenleri vardır. Ofset teknolojisiyle basılır hale gelmesi, bu nedenle baskısayısının artması ve dergi ilk hayata geçtiğinde kullanılan müstehcenkarikatürler, satış sayısındaki artışın nedenleri arasındadır. 1970’lerinsonunda Gırgır’ın içinden de ayrışmalar olacak, bugün hayatta olan Leman gibidergilerin ilk tohumları Gırgır’ın içinden çıkacaktır. 2000’lerin başındaLeman’da bir kırılma yaşanacak Penguen ve en son Uykusuz bu dergilerin içindençıkacaktır.

Sansürnerede vardır?

Bugün gelinen noktada, mizah dergilerinin satışazlığını sadece “kaliteli mizah” eksikliğine bağlamak ve bu konuda kesinyargılar getirmek, mizah dergiciliğinin ve Türkiye’de son kırk yılda yaşanandeğişimi göz ardı etmektir. Kültür endüstrilerinin pansuman özelliğiyle mizahıkullanımı, mizaha içkin “neşter” özelliğini marjinal noktalar itmiştir.İnternetin, sosyal medyanın, sözlüklerin, forumların yaygın kullanımı iseinsanları mahlaslarla yazmaya itmektedir.

Bu nedenle, sansürün varlığının olmadığını, sadecedergi tirajlarına bakarak anlatmak eksik bir anlatımdır. Sansür nerede vardır?  Sansür gündelik hayatımızda, kullandığımızpoşu’da, öğrencilere açılan “siyasi” davalarda, son dakika yasaklamacılığında,gazetecilere yaptıkları haberler için açılan davalarda, gazetecileri teröristsıfatıyla içeri atarken hep vardır. Yokmuş gibi göründüğüne bakmayın, içimizesindiğinden neşterle müdahale edilmesi zor.

Olaylar üzerine gülünemeyecek bir yere geldiyse,sorunu kaliteli mizah yoksunluğunda değil koyu bir korkunun egemenliğindearamak gerekir. 

Mikhail Bahktin’e göre, konuşurken kendi dilimizledeğil, dilimize yerleşen bir başkasının sözüyle uğraşırız. Baştaki soruyayeniden dönersek, soralım, mizah tüm değişmesi ve gelişmesiyle bugün neyebenzer?

Bugün, bir tatlı huzura benzer. 
Reklamlar

One thought on “Mizah neye benzer?

Add yours

  1. merhabasize ulaşmaya çalışıyoruz ama güncel mail adresinizi bulamıyoruz.. acaba surreal555(at)hotmail adresine bir boş mail atabilirmisiniz. teşekkür ederim, sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: