Anıtlar üzerine bellek notları…

24 Ocak 1993 Pazar günü, ülkeyi bir şok dalgası sardı. Gazeteci- yazar Uğur Mumcu, arabasına konan bir bomba sonucunda öldürülmüştü. Ülke yasa boğuldu, yürüyüşler düzenlendi, terör kınandı. Türkiye’nin gördüğü en kalabalık cenaze törenlerinden biri yaşandığında, tarihler 27 Ocak 1993’ü gösteriyordu. Öldürüldüğü yerin altında derin bir çukur oluştu. Oluşan çukurun üstüne karanfil attı biri. O karanfili... Continue Reading →

Reklamlar

Consolation

Bazı piyano partilerini dinleyince, yeniden piyano başına oturmak geliyor içimden. Bu da onlardan biri. 4-5 yıl kadar süren piyano derslerinde öğrendiğim bir kaç şey vardı...İlk müziği hissetmek... Otururken öylesine notaların sana gösterdiği gibi çalmamak. Olanı hissetmek. Diğeri ise konsantre olarak uzun saatler çalışma gereği... Kendini piyanonun bir parçası gibi hissedebilmek... Çok uzun zaman geçti... Sıkı... Continue Reading →

Toplumsal Bellek Platformu’ndan 19 Ocak için çağrı…

Bize bir kere daha “Dava bitti, örgüt yok ki” dendi. Bizimle bir kere daha acımasızca alay ettiler. Devletin suç ortaklığını bir kere daha, acı acı görmek zorunda bırakıldık. Bir kere daha tetikçilerimizle baş başa kaldık. Cinayete katılanları, görünmez adamları, cinayetin üstünü elbirliğiyle örtenleri, hedef şaşırtanları aynı filmin senaryosu gibi tekrar tekrar izledik. Suç bir kere... Continue Reading →

Sana notlar: “Yuvarlanmak istemezsen yeniden…”

Sana not yazmayı uzun zamandır bırakmıştım. Nedeniyse, söyleyeceğim yeni bir sözümün olmamasındandı. Hani bir süre aynı odada durursun, aynı odada yemek yersin, içersin, arkadaşlarınla uzun sohbetler edersin. Yolunu yeniden bulmaya çalışırsın; yol yeniden çizilmeye başlayıncaya kadar bir kozanın içinde kendi ağını örüyorsundur, biraz... Bir gün, bir arkadaşım, kendisine sıkıntı yaratan bir olayın nedenlerini anlayabilmek için... Continue Reading →

Pire – Atina – Exarchia

Bir kaç fotoğraf daha...Pire Limanı (Mikrolimano'dan), Atina'nın güzel bir parkından ve önemli bölgelerinden Exarchia'dan... Exarchia'yla ilgili bir yazı ise sonra gelecek... Fonda: http://www.youtube.com/watch?v=cLwfhvFvWBw

Egina’dan fotoğraflar..

Bugünün fotoğrafları çoğunlukla Egina adasından. Egina, Atina'ya sadece 40 dakika mesafede bir ada. Fıstık ağaçlarıyla meşhur. Şam fıstığı buralarda "Egina fıstığı" olarak biliniyor... Gece fotoğrafı ise Likavitos'tan gece Kolonaki'ye doğru inerken. Fonda bir şarkı:  http://www.youtube.com/watch?v=E7D0xuAHAWM

Yanya...

Yanya gölündeki Nisi adasından dönerken...

Sana Geldim

Dün Fikret Kızılok günüydü, bugün mırıl mırıl bir Bülent Ortaçgil şarkısı... "Bambaşka yerlere gidiyorken / kalktım sana geldim..." Bundan doğal bir aşka geliş olabilir mi?

İçine al, ‘helalleş’, yönet

Bir siyasi mekanizma olarak geçmiş siyasi kararlardan özür dilemek, basit bir yatıştırma taktiğidir. Dersim tarihini mi konuşuyoruz? Özür dilenir, nasıl olsa siyaseten kendilerinin olmadığı bir dönemden bahsedilir. 12 Eylül’ü mü konuşuyoruz? Özür dilenir, nasıl olsa o zaman da özür dileyen parti yoktur; sırtında yumurta kefesi olmadığı için özür dilemek basit siyasi bir stratejiye indirgenir. Toplumun... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: