Yunanistan notları: Avrupa’da yeni düşmanlıklar

Ünlü müzisyen Mikis Theodorakis gaz maskesini takmış, gaz maskeli diğer göstericilerin ortasında oturmuş, öfkeyle ve çaresizlikle önüne bakıyor. Şubat ayının 12’sinde, bazı sayımlara göre 100 bin kişi, bazı sayımlara göreyse 300 bin kişi, ellerinde olan “kazanılmış” haklarının kaderinin belirleneceği gün hükümeti protesto etmek için Sintagma Meydanı ve çevresini dolduruyor.   12 Şubat gecesi, yeni kemer... Continue Reading →

Reklamlar

Şizog’a mektup

Sevgili Şizog,Bu sabah, babamın çoook eski bir arkadaşından bir mektup geldi mesela. Onu okurken duygusal bir girdaba girmemek için kendimi bir pazar yerine attım. Pazar yerinde gördüğüm çileklerden bir paket isterken, Yunanca konuşamadığımı anlayan pazarcı ingilizce konuşup bir de üzerine fiş kesti. Ardından girdiğim kasap, babasının büyük göç zamanı Ayvalık'tan Midilli'ye kaçtığını anlattı. Bizimkiler de... Continue Reading →

Uludere Katliamı hakkında Toplumsal Bellek Platformu’nun Basın Açıklaması

28 Aralık 2011 gecesi, Uludere’de yetkililerin açıklamasına göre insansız hava aracının düzenlediği saldırıda, sınır ticareti yapan 18’i çocuk 34 yurttaşımız öldürülmüştür. Çeşitli siyasi partilerin ve kamuoyunun baskıları sonucunda, 9 saatlik Heron görüntüleri Başbakan ile TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nda bulunan milletvekillerine gösterilmiştir. Heron kayıtlarına göre, ardı ardına dört bombalama yapıldığı kaydedilen açık arazide, toplam 38 insan... Continue Reading →

Sana notlar yeniden: zeminin altı

Hayatın bir kaç evresi var. Bir gördüğün, bildiğin. İkincisi sezdiğin. Zeminlerin altında kalan, saatin arkasında saklı bir işleyiş. Göremeden, sezerek. Öyle gizemli kuytularla beslenen bir dolu öykücük var, zeminin altına saklanan. Zemini kaldırırsan güneşi görüp kaçıverirler. Zaman var bir de, senin zamanın var. Senin için, yaşamına biricik ayrılan bir zaman var. Bilemiyorsun ne zaman biter.... Continue Reading →

Paul Auster’in eşitsiz dramı

T24 - Yazar Paul Auster kısa bir süre önce eşitsiz bir polemiğin içinde kendini buldu. Son kitabı “Kış Günlüğü”nün ardından Hürriyet Pazar’a verdiği bir demeçte “Atatürk olağanüstü bir devlet adamı. Olağanüstü bir lider. Türkiye’yi baştan yaratan eşsiz biri. 1. Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan Osmanlı’dan Türkiye’yi yarattı ve modern dünyaya dahil etti. 20. yüzyılın en önemli tarihi... Continue Reading →

Yana yana…yeniden..

Durmadan, durulmadan geçen zamanın değeri yok.

Sadece çok kısa bir zamandır günlerim sessizce akıp geçiyor. Sakin. Sakinlik, başa çıkılması zor bir zanaat. İnsan kendini parça parça doldurduğu / doldurmaya çalıştığı dünyalardan yalıtınca, başa çıkılamayacak kadar saatlerin uzadığının farkına varıyor. Gün nasıl geçebilir aslında, heybene neler koyabilirsin aslında. Ne garip, bunu böyle fark etmek ve ona göre yaşamını yeniden kurmaya başlamak. Yeniden... Continue Reading →

Bir cinayet eskirken…

Uğur Mumcu'nun kızı Özge Mumcu Babam duvarda bana gülümsüyor 24 Ocak 1993 tarihinin bir öncesi, bir de sonrası var. Öncesinde gece gündüz evde çalışan, yazıcının cızırtısının hiç durmadığı bir baba var. Bir konu üzerinde derinlemesine çalışan, çalıştığı konunun içine gömülen, gece gündüz demeden aklında o konuyu döndüren bir baba... Ardından sevdiği rutinlerle ailesini şımartan bir... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: