Nükhet İpekçi İzet’ten Abdi İpekçi için…

Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi İzet’in bugün mezar başında yaptığı konuşmayı paylaşıyorum. 1 Şubat 1979’da Abdi İpekçi öldürülmüştü…

İki hafta kadar önce, Hrant Dink’i elbirliğiyle, göz göre göre katletme gününde, kapatılmış dosyalarımız, bitmemiş davalarımızla biz, Toplumsal Bellek Platformu aileleri bir araya  gelmiştik.

Bir davanın, hukuk teknikleri nedeniyle sonlandırılmasının ne demek olduğunu çok iyi bildiğimiz için oradaydık. Delillerin, örgüt teknikleriyle nasıl da yok edildiğini çok iyi bildiğimiz için orada var olmak istedik.

Sadece o son duruşmada çıkan sonuç bile, örgütün ne kadar örgütlü çalıştığının bir göstergesiydi. Bu, bizim gibi çeşitli ailelerin, yılların içinden damıttığı kadim bir bilgiydi.

“Bakın bize, isterseniz alın bizi delil diye götürün” diyebilirdik o gün. Kapatılan dosyalarımız, kaybedilen karartılan yok sayılan delillerimiz, sindirilen saklanan gizlenen tanıklarımızla ve olayları uzaklardaki korunaklarından seyreden operasyoncularımızla dört dörtlük deliliz biz.

Alt alta sıralandığında bütün benzerlikleriyle, nanikler alaylar dalgalarla dolu davaların, en cılız dosyaları bile,  operasyoncularımızı göstermeye, hatırlatmaya yeterli birer delil.  Örgütü bilip hissetmek ama fotoğrafını çekememek, yargı önüne getirtememek hepimiz için en büyük acizlik, en büyük tahkir, aşağılama, iftira…  

Adlar bulmamız gerekmiyor, başkalarının bize adlar takmasından da korkmaya gerek yok. Bazen bir utanç, adsız ve kelimesiz de yaşanabilir. Bir devletin, en üst birimlerinin bile sınırlı güçte kaldığı bir derinliğin içinde, teker teker ve hep birlikte boğulmaya itiraz edilebilir. Karlar içinde bir helikopter,  çeşit çeşit kazalar da milli cinayetler dizimizin içine dâhil edilebilir. Ve Ayhan Çarkın gibi bir vicdan halini görmek hepimizi biraz umutlandırabilir.

İki, üç, beş, otuz, kırk, altmış beş yıl önce kapatılmış dava dosyalarının, hak ve adalet için yeniden açılması, kurşunlanmış parçalanmış yakılmış boğulmuş kemikleri gömülüp yok edilmiş canlarımızı bize geri getirmeyecek. O davalar, ülkemizin, yurttaşımızın, resmi makamlarımızın namusunu temizleyecek, tarihini, onurunu temize çekecek.

Bu talep, biz aileler veya aile arkadaşlarıyla, aile yandaşlarıyla sınırlı kalmadan, hep birlikte, süreklilik ve uyum içinde defalarca tekrar edilmeyi bekliyor.” 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: