Stadyumda bir kurultay

Hayat film karesi gibi akıp geçiyor; kareleri zihnimizin derinliklerine atıp yaşamaya devam ediyoruz. Stadyumda bir kurultay. Mitingde kelimeler uçuşuyor; Kürtaj, sezeryan, nekrofil, Uludere bir kürtajdır…. Sıralanıp giden nefret söylemleri; siyasetle bağıntısı olmayan kelimelerin günlük siyasetin içine çekilmesi… Ülkenin kalbinin bir yerlerinde olan korkuların sürekli dile getirilmesi. Adnan Menderes’in “türbesinden” söz ediyor konuşmasının bir yerinde. Adnan... Continue Reading →

Reklamlar

Sana notlar: bir adım uzak…

Trafik kazasıyla ölmeden önce bir tanıdığım emekli olduğu zaman gittiği bir kendini keşif yolculuğunu anlatmış ve şöyle demişti: "sanırım hayatımda bir daha böyle bir zaman aralığı daha yakalayamam." Sonra girdiği yoğun iş temposunun ardından, sözleri kehaneti olmuştu. Senin için uzun bir hayat molasıydı bu; hayata aynalardan bakmanın; aynanın içindeki kendini, diğerleri, ufak tefek dertlerin dev... Continue Reading →

Kırılmadan, dökülmeden…

Bugün bir müzeye gitmeli ya da bir kitabın kapağını açıp o satırlara göz gezdirmeli; satır aralarından kimbilir neler çıkacak. Yine bu blogda zaman zaman gezindiğim bir kitabın sayfaları arasında buldum kendimi. Bir anakaradan bir adaya doğru seyrederken vapur; daha önce bilinçsizce altını çizdiğim satırların altını bu sefer daha da bilerek çizdiğimi fark ettim. Deneyimdir, insanı... Continue Reading →

Sana notlar: başkalarının hayatına bakmak.

Dünyanın orta yerinde bir kadın duruyor. Magmanın aktığı teninin üzerinde bir dünya yükseliyor. Hayatımız, bir başka hayatın içinden yeniden doğuyor. Kıyısından, köşesinden bakmaktan çok, orta yerine geçiyoruz - hayatın tam orta yerine... Kara bir delik. Ruhun boşluğu, tam da böylesi. Kara bir su. İçinden taşarak, dışarı doğru akıyor. Aynasında diğer insanın ve insanların olduğu bir... Continue Reading →

BIRI ANLATSIN HEMEN, NEDIR BU NORMAL? – ÖZGE MUMCU

2008 YILINDAN...7 Aralık’ta Yunanistan’da 16 yaşında bir çocuğun polis tarafından öldürülmesi ülkede büyük bir yankıya neden oldu. 11 Eylül 2001’den bu yana “polisleşen” bir dünya düzeninin meyveleri masumlar üzerinden verildi, yine. Bu olayın ardından ülke karıştı, olayı protestoyla hükümet karşıtı eylemle birleşti. Atina, Mora ve Selanik’te protesto yürüyüşleri düzenlendi. Bu yürüyüşlere veliler, öğrenciler ve öğretmenler... Continue Reading →

Uludere’de Anneler Günü

T24 - Anneler günü, tüm ülkede “coşkuyla” kutlandı.  Anneler gününün “al ver ekonomiye can ver” mantığıyla kurgulandığı bir hayatta, anneleri bir gün olsun mutlu edebilmek için çiçekler alındı, hediyeler verildi.  Ekonomi canlandı, dükkan sahiplerinin yüzü güldü. Hayat bir yakada böyle akıyor, uzunca bir zamandır. Özel günler, önemli bir promosyon malzemesi; bundan bir kaçış var mı?... Continue Reading →

Psikoloji üzerine bir kaç not…

Bu aralar, bir kitabın izinden gidiyorum. Kişisel gelişim kitaplarının dışında bir psikoloji kitabı; hani şunu bunu umursama diyen "ruhsal" ve "kendine yardım" kitaplar var ya; onların bir kaç adım ötesine gidiyor bu kitap. Adı "Hayatı Yeniden Keşfedin"; iki klinik psikolog olan Jeffrey E. Young ile Janet S. Klosko imzalı. Psikonet Yayınları'ndan çıkan bu kitapta insanların... Continue Reading →

Sana notlar: ruhun üşümesi…

Önce etrafında başlar üşüme. Yavaş yavaş tüm ruhunu sarar... Bir bakmışsın, ellerin ayakların buz kesmiş. Ruhunun verdiği sıcaklığın yerini kocaman bir boşluk almış. Alışmak böyle başlar ruh boşluğuna. Ruhun üşür. Sıcacık gülebildiğin günleri özlersin. Her şeyin birbirinin içine karman çorman girmediği, insanların zihin melekelerinde oynamadığı o günleri özlersin. Bir yol seçtiğin zaman bazen bilemezsin başına gelecekleri,... Continue Reading →

Tadımlık: “Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi”

Hayatta zor günler yaşayıp, unutan balık Dory olmak istediğim zamanların birinde Umberto Eco'nun "Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi" kitabına başlamıştım. Bir hafıza kaybının hayatı nasıl yabancılaştıracağını anlatır özünde; hikayenin ortasından da fumetto'lar üzerinden İtalya siyasi ve kültürel tarihi geçer. Fumetto, italyan karikatür dergileri... Kitabın başından tadımlık bir bölümü bu yağmurlu günde yazmak istedim.... "Sanki derin bir... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: