Zamanın izi değdi…

Uzun bir süredir hayatı düşünürken buluyorum zihnimi. Bir süredir, insanlar ve olaylar nedeniyle kara bulutlar dolaşırken tepemde tüm bu halleri, insan yapıları, zihin yapılarını düşünüyorum. Hayatın bu hali garip geliyor; algılamakta zorluk çekiyorum. İnsanların alışmış halleri, çoğu zaman nihilizme varan tavırları… Çok mu algılarımız açık dolaşıyoruz sokaklarda?

10 yıl kadar önce, Taksim’de yürümek heyecan verirdi. O kadar farklı yapıda insan görürdüm ki, hepsine ayrı bir hikaye yazabilirdim. Bir tanesi eski Beyoğlu’nun arka sokaklarından çıkmış bir uyuşturucu müptelası, diğeri sanki adam öldürmüş hapis yatmış gözü kanlı ve puslu bakan bir adam, diğeri sevgilisinden ayrılmış yüzü asık bir kadın, bir diğeri arkadaşının onu aldattığını düşünen bir adam. Hepsinin zihninden geçenleri okuyabileceğimi düşünebilecek kadar saftım o zamanlar, insanın insanı kendinden bildiği günlerdi o günler… “Çok midem bulanıyor” dedim bir kaç gün sonra arkadaşıma, “bu kadar insanı ve hayatı görmeden nasıl yürünebilir ki burada?” Ankara’dan gelip bir süredir orada yaşayan arkadaşım “Bakmamayı öğrenmelisin, başka türlü bu sokaklarda yürümen imkansız olur…” Aldırmazlık zırhına bürünüp sokaklarda yürümeyi öğrenebilmek… Aldırmazlık zırhının ardına sığınıp insanları dünyadan uzaklaştırabilmek. Dünyadan ve kendi dünyanın çepherlerinden.

Uzun süredir nadasa bıraktım kendimi. Dünyanın tüm dertlerinden uzaklaşmak için bir yola çıktım. Dert ve tasa, ne kadar uzaklaşsan yanında bitebilir; aynı zamanda mutluluğun hiç beklemediğin zamanlarda yanında bitebileceği gibi. Bir kumru camının önünde mırıldanır, bir arkadaşın hiç beklemediğin zamanda sana duyman gereken o anlamlı sözleri söyler: “Gelişin güzel başlangıçlara vesile olsun…”

 

Taksim’de İstiklal’de kimseye bakmadan yürümeye çalışıyorum artık. Kendime daha yakın, yaşamın en azından bazı yerlerini biraz daha bildiğini varsayarak.

Atina’da bir şeyler kırıldı, onarılması beklendi. Dünyalar bozuldu, üzerine dünyalar kuruldu sandık.  Bakmamayı öğrenmek lazım, demişti arkadaşım.

Bir zamanın izi değdi, nasılsa değişti bir şeyler…

Aldırmazlık zırhına bürünmek ise yine bir başka zamana kaldı.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: