Tadımlık: Sessizlik üzerine…

“Solamente tu sai
Anche senza parole
Dirmi quello che voglio sentire da te…”

Sergio Cammariere, iki insan arasındaki yegane sessizliği ve bilme halini anlattığı bu şarkıyı sakince söylerken, bu dönemlerde okuduğum bir kitaptan sessizlik üzerine tadımlık bir kısmı buraya aktarayım….

Sessizlik bizi ürkütüyor. Sessizliği denetleyemiyoruz. Oysa sessizlikte, sezinlediğimiz ama tanımadığımız dürtülerin, özgürlüğün ve gelişigüzelliğin son noktası saklıdır. Sözcükleri kullanmakla, sessiz dünyaya kendi düzenimizi zorla kabul ettirmiş oluruz. Kendimizi güvende hissederiz. Sözcük kullanmamız, etrafı izleme, bilinmeyeni sorgulama, sözlü tanıma haritası olmayan şeyleri sözcüklerle kodlama eğilimimizden doğan bir gücün işaretidir. Sözcükleri kullanmakla, çevremizdeki şeylere sahip oluruz. Sahip olunca da kendimizi güçlü, her şeyi denetleyen bir konumda hissederiz. Aymazlığın doruğu da budur işte.

….

Kalıp sözcükler, yaşadıklarımızdan daha önemli.

….

Konuşulan söz totaliterdir. Buyurur. Sahiplenir…

 

Kaynakça, Gündüz Vassaf, “Cehenneme Övgü”, s. 35 – 36.

Sözcüklerin ötesinde, sezilebilen; belki de hayatta öne almamız gereken bu. Kehanet deliliğine kendimizi kaptırmadan.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: