Bugüne bir not: “Ben bir koyun olayım sen de bir kuzu…”

Bugün, muhalifler olarak iyi azar yedik Başbakan'ın veda hutbesinden.  Olan bitenin de bir kaç söylemle romantize edilmesiyle tersine çevrilmesi... Hayali cemaatler, hayali düşmanlar, hayali korkular, ırkçı bir türklük vurgusu, Osmanlı'nın yamuklaştırılan mirası. Kullanılan gerçek ozanlar.... Karşısında yaşanan gerçek acılar ve adaletsizlikler... Bu esrik halde, nasılsa bu türkü takıldı bu akşam... Pala tarafından erotik bulunma ihtimali... Continue Reading →

Reklamlar

Sana not: bugünün adı yok.

Bugün sana baktım, neredesin diye... Uzun zamandır sana notlar yazıyorum. Doğmuş bir çocuğa yazılmış, küçük mektuplar bunlar. Neden mi sana yazıyorum? Sana yazmak, kendime yazmak aslında; bunu hep böyle düşündüm. Senin varlığını uzun süre görmezden geldim çünkü. Yaşama devam edebilmemin en kolay yolu, seni görmemekti. Görmek için sana bakabilmem lazımdı. Bakabilmek için de çok cesaret... Continue Reading →

Eskilerden bir gece şarkısı…

Yıl 1984.. http://youtu.be/76lQY44KKw8  

IPI – EFJ Ortak Açıklaması: Türkiye: Basın Özgürlüğündeki Endişe Verici Gerileme Sürüyor

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), IPI Türkiye Ulusal Komitesi, EFJ üyesi Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazetecilere Özgürlük Platformu temsilcileri yaklaşık 77 gazetecinin terör odaklı iddialarla hapis tutulmaya devam edilmelerini kınadı. Grup ayrıca bağımsız, eleştirel gazetecilik üzerindeki süregelen baskılar konusunda derin endişelerini dile getirdi. Grup temsilcileri gözlemlerini terör örgütü üyeliği ile suçlanan ve... Continue Reading →

“Yalan Dünyada…”

Bugün Neşet Ertaş'ı bugün kaybettik. Siyasilerin mesajı yeteri kadar edebi. Şu sözleri sadece yazmak yeterli, belki... "Hep sen mi ağladın hep sen mi yandın Bende gülmedim yalan dünyada Sen beni gönlünce mutlumu sandın Ömrümü boş yere çalan dünyada Ah yalan dünyada yalan dünyada Yalandan yüzüne gelen dünyada Sen ağladın canım ben ise yandım Dünyayı gönlümce... Continue Reading →

Eskilerden bir naif mutluluk…

Bu şarkının bizim devirlerde ünlü olması "My Girl" filmiyle olmuştu. "I've got sunshine on a cloudy day..." Uzun geçen bir gün geceye evrilirken, rüyalarımız güzel olsun artık, diyerek... Eskilerin altın çağlarından bugünlere. İyi geceler... Eskilerin altın çağlarından bahsederken de, Woody Allen'ın "Midnight in Paris" filmini de bir izlemek lazım 🙂 http://youtu.be/ltRwmgYEUr8

Kızılok anısına: “Rüya”

Bu hafta ne çok sevdiğimiz insan göçüp gitmiş, meğer... Ahmet Arif'in şiiri, yanında Fikret Kızılok'un bestesi. İki yitik hasret / iki parça can... Video ise enteresan 🙂 İyi geceler... http://youtu.be/m0RgQswUKW4

Uğur Mumcu’nun değerlerini yaşatmak için: bir destek çağrısı

Sevgili Dostlar, Bu size bir bilgilendirme ve bir destek çağrısı yazısıdır... Uğur Mumcu'nun hayat amacını, gelecek kuşaklara aktarmak için bir vakıf kurduk - 1994 yılında... Bu vakıf, bağışlar, eğitim gelirleri ve yayın gelirleriyle ayakta durmaya çalıştı. Uğur Mumcu özelinden - bu ülkedeki faili meçhul gerçeğinin unutulmaması için "Adalet ve Demokrasi Haftası"nı düzenlemeye başladık; hiç bir... Continue Reading →

Nina…

Küçüklük bir yerlerde devam ediyor hala. Tüm hoyrat ve garip ilişkilerin ardında bu küçüklük halleri var; hem dostlukta hem de aşkta, sevgide... Kırılganlıklarını amansız hoyratlıklarla örtenler, hangi duyguyu yaşadığını bilemeden yaşayıp gidenler. Bir aşka yas tutanlar, bir aşkı bir diğerinde var etmeye çalışıp ona da yazık edenler... Ufaklık hali, her ilişkimizde bir garip dinamik. Hayat,... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: