“Biz ve Onlar” üzerine bir kaç not…

Malum, biz ve sürekli odağı değiştirilen bir onlara indirgendi siyaset… Chantal Mouffe, “Siyasal Üzerine” adlı küçük kitabında bu konuya bir değinir… Biraz kuramsal ancak yaşanan günlere de ışık tutan bir niteliği var.

” Liberal kuramcıların …. farkına varamadıkları şey, agonistik cepheleşmenin, demokrasiyi tehlikeye atmak şöyle dursun, demokrasinin varoluş koşulunun ta kendisi olduğudur. …

İyi işleyen bir demokrasi,meşru demokratik siyasal pozisyonların çarpışmasını gerektirir… Eğer (sağ ve sol) husumet yapısı eksikse, tutkular demokratik bir çıkış noktası bulamazlar ve çoğulculuğun agonistik (bkz: http://www.nedirnedemek.com/agonistik-nedir-agonistik-ne-demek) dinamikleri aksamış olur. Böylece demokratik cepheleşmenin yerini, özcü özdeşim biçimleri ve müzakere edilemeyen ahlaki değerler arasındaki cepheleşmenin alması tehlikesi ortaya çıkar…

Siyasal sınırlar bulanıklaştığında, siyasal partilerden soğuma gerçekleşir ve milliyetçi, dini ya da etnik özdeşim biçimleri etrafında başka türlü kolektif kimliklerin oluşmasına tanıklık ederiz. Antagonizmalar çok değişik biçimler alabilirler ve bir gün ortadan kalkacaklarına inanmak aldatıcıdır. Çoğulcu demokratik sistem aracılığıyla agonistik bir biçimde ifade edilmelerine olanak sağlamak bu yüzden önemlidir… “

Biz ve onlar

images

“Zayıflayan sol / sağ karşıtlığı yerine “halk” ve “egemen çevreler” etrafında şekillenen bir karşıtlık üzerine inşa edilmiş yeni bir biz / onlar ayrımı koyan sağcı popülist söylemde söz konusu olan budur. Siyasetin bireysel motivasyona indirgenebileceğini düşünenlerin aksine, yeni popülistler siyasetin her daim “onlar” a karşı bir “biz” yaratmaktan ibaret olduğunun ve kolektif kimlikler yaratmayı gerektirdiğinin farkındalar. “Halk” mefhumu dolayımıyla sundukları kolektif özdeşim biçimlerinin güçlü cazibesi bu nedenledir….

Bu hamlenin sağladığı bir başka avantaj da mutabakatçı güçlerin “biz” kimliğini güvence altına almak için elzem olan bir “kurucu dışsal”ı yaratmalarıydı.  Daha önce de vurguladığım gibi, dışlama olmadan mutabakat olmaz, “onlar” olmadan “biz” olmaz ve bir sınır çizilmezse siyaset olmaz…. ahlaki bir doğaya aitmiş gibi sunularak siyasal niteliği inkar edilen bir siyasal “biz / onlar” ayrımı kurulur….

Bu tür ahlakçı tepkilerde oldukça ahlaksız bir mekanizmanın işlemekte olduğunu farkına varmalıyız. Bu mekanizma, birinin iyiliğinin başkalarının kötülüğünün kınanması yoluyla güvence altına alınmasını içerir. Başkalarını itham etmek, birisinin yüksek bir ahlaki değer elde etmesinin en güçlü ve kolay yollarından biri olagelmiştir….”

Chantal Mouffe, Siyasal Üzerine, İletişim Yayınları…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: