Tüm hayatını belirleyen…

Resmine baktım. Gözün takılmayacağı, sıradan bir resim değildi. O ana vuran hüzün,  kişiliğinin tüm katmanlarının üzerine geçmiş öylece kareye takılmıştı. Oysa, ben onu hiç böyle tanımamıştım. Daha çok gülümserdi, hatta kocaman kahkahalar atardı. Onun üzerinden taşan, daha çok farklı duygudan harmanlanan o kahkahası, o fotoğrafta kaybolmuştu.Üzerine giydiği bir hüzün buram buram fotoğraf karesinden taşıyordu. Onun bu halini sorsan, çıplak yakalanmışcasına yüzüne alaycı bir gülümseme takıverirdi, biliyordum…

Ne iyi değil mi, içinden geçtiğin bir zaman aralığında neyin ne olduğunu bilemeyip sonra olayların ne olduğunu biraz yaşlanıp, deneyim kazandıktan sonra oturtmak. Bu akşam sonsuza kadar dinlediğim şarkının içinden geçip dururken sanki onun bakışının nedenini hissetmeye başladım… Uzunca bir araba yolculuğunda bir an duruyor, trt radyo’dan “çok aşığın var diyorlar” çıkıyor… İçinden aşkın beklentisinde olan çok sevgi dolu bir kadının, mahallenin külhanbeyini beklemesi, uzak bir ruh halinin, kendini tamamen dünyadan uzak tutmaya yeltenmiş bir ruh halinin yanında bekleyen çaresiz bir kadının hali…

Fotoğrafa bakmaya devam ederken, o halinin üzerinden gözlerim aniden doldu. Bakıverdim. Hangi yangının izinden gidecekti ruhu? Uzunca yıllar neyi içine gömecekti?

Şimdi bakınca, ne gerek varmış diye düşüneceğin ve hatta dalga dahi geçebileceğin bir derin aşk hali…

O anın hüzün hikayesini sonradan öğrenecektim. Bir aşkı bulduğunu, ardından kaybettiğini, kendi içinde yaşattığı ve kendi kendine yakıp söndürdüğü yangınlarından, onunla beraber geçirdiğimiz zamanlarda hiç bilemeyecektim. Yıllar sonra teker teker tanıklarından toparlayacaktım o hüzün halinin anı kırıntılarını… İçinde yaşadığım zaman nasıl bu halini atladığımı, onu ölüme götüren bu adımların gizli sesini duyamadığım için kendi kendimi yıllarca yiyecektim.

Onu tanıyordum, onu tanıdığımı sanıyordum. Oysa bildiğim tek şey ondan kalan katmanlı bir kırıntıymış. Tüm hayatını belirleyen, ruhunun içine tamamen gömdüğü, kendi ruhunun bir parçası yaptığı derin aşkla örülü sevgilisiymiş.

 

 

Reklamlar

Tüm hayatını belirleyen…” için bir yorum

Kendininkini ekle

  1. unutmak un ufak etmek demekmiş hakikaten. ve de içindeyken bilememekmiş yaşananların ne menem bir şey olduğunu. hal böyleyken unuttuğun ve içine “gömdüğün” kadar yaşıyorsun ve “ona” dönüşüyorsun. yahut ondan kalan “gömülü” parçalara, kırıntılara.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: