“Je suis Charlie” ve devamı

Aralarında Fransa’nın kültürel ve siyasal belleğinde önemli yeri olan karikatüristlerinde bulunduğu Charlie Hebdo saldırısı uzunca bir süre gündemi işgal edecek ve belki de küresel düzeyde en büyük tartışma olacak. Bir dönem siyasi mizaha çizgileriyle şekil vermiş bu güzel isimler ile ilgili bir yazıyı başka bir zamana ayırıyorum.

Bu satırların bir kısmını dün bir hızla facebook’a yazmıştım.

Bu sabahtan itibaren ise Fransa’da otobanda saldırganların takip edildiğini, bir matbaada rehinelerle sıkıştırıldığı ve az önce de saldırganların öldürüldüğü haberini aldık. Buna bir koşer marketinde (Yahudi marketinde) yine bir rehine alma durumu olduğu ve ardından da rehin alanların da öldürüldüğü haberi eklendi.

İlk saldırganların Yemen’in El Kaidesinden olduğu belirtildi. Haberler, görgü tanıklıkları, önce Fransa’da ardından dünyanın bir çok ülkesinde bu acı olaya yönelik toplumsal / kitlesel gösteriler birbiri ardından gelmeye başladı. Daha uzunca bir süre gündemde kalacak, Fransa’nın 11 Eylül’ü mü oldu ya da dünyanın 11 Eylül’ü mü olacak, hepsi zaman içinde belirlenecek… Ama etkisinin uzunca bir süre dünya siyasetini farklı düzlemlerde etkileyeceğini de söylemek mümkün.

images644CSK89

Aklıma ilk gelen tartışma alanları ve etkileyecek kesimler:

  1.  Avrupa’yı islam düşmanlığı (islamafobi) ve ırkçılık tartışmalarıyla, yabancı düşmanlığının artması ve yabancı ve mültecilerin zorlanması,
  2. Türkiye’yi, “islam bu değil” diyen islami kesim ile “oh olsun” diyen islami kesim arasındaki bir çatışma… Tüm bunların ötesinde hali hazırda ayakta olan laik tavrın sergileneceği yenileşen bir kutuplaşma – ki bu delicesine tartışma ortamının içine anında düştük –
  3. Avrupa ülkelerinin Ortadoğu politikalarının bölgeye etkisinin Türkiye üzerinden nasıl geçtiğinin yeniden ele alınması.
  4. Mart ayında Esat karşıtı Suriyeli muhaliflere verilecek ABD destekli askeri eğitime,
  5. ÖSO’dan YPG’ye destek konusunda sürekli savrulan yani Suriye politikasıyla ve olası sonuçlarının yeniden değerlendirilmesiyle Amerika’da ve İngiltere’de.
  6.  Charlie Hebdo dergisi üzerinde bugün sembolleşen
    dini değerleri tabu olarak görmeme durumuna karşı gelişebilecek bir duyarlılıkla dini değerlere yönelik suçlara (blasphemy) ve ona alınacak tavırlar açısından tüm dini toplulukları (yahudi, hıristiyan ve müslümanlığı) etkilemesi.
  7. Avrupa Konseyi, BM ve AB’nin konuya dair bir resolution çıkarması ile onların bağlı bulunduğu ülkelerde yasa değişikliklerini vs etkileyecek uzunca bir süreç. (Blasphemy ve islami terör konusu)

Son olarak, islam karşıtlığı, Avrupa ülkelerinin müdahalelerine karşı bir neo-emperyalizm duruşunun yanında enteresan bir şekilde basit bir düzeyde kalacak olan ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünü aynı anda tartışacağız.

Aklıma gelenleri kısaca özetledim. Yeni ve sert geçecek, merkezinde islamı temel alan kutuplaşma dolu düşünsel ve eylemsel bir süreç bizi bekliyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: